Boleyn Kristal’in tasarımlarına ilham olan, İngiltere tarihinin en güçlü kraliçelerinden Kraliçe Viktorya’nın hayatına ve adını taşıyan Viktorya Dönemi’nin mücevher anlayışına yakından bakalım.

1837 yılında tahta geçen Kraliçe Viktorya, II. Elizabeth’ten sonra en uzun süre tahtta kalan hükümdardır. Siyasi yaşamda çok etkin bir rol oynayan kraliçe, hükümdarlığı boyunca geçen süreye adı verilecek kadar güçlüydü. Viktorya Dönemi, tutuculuk, ahlâk ve gösteriş kelimeleri ile tanımlanabilir. Dönem, aslında tüm dünyada gerçekleşecek tarihsel dönüşüm ve kültürel değişimin filizlendiği zaman dilimi olarak bilinir.

Kraliçenin hayatında mücevher ve takıların çok önemli bir yeri vardı. Portrelerinden de görüldüğü üzere birbirinden bağımsız ve bol bol takı takmayı çok seviyordu. Takıların yalnızca görsel temsiliyle ilgilenmiyor, daha derin bir temsilleri olduğunu düşünüyor ve hepsiyle duygusal bir bağ kurarak değer veriyordu. Bileğinde, yılanın bilgeliğini temsil eden yılan figürlü bir bileklik vardır.

Gelinliğini, zarif bir Türk elması kolyesi ve kolyeye uyumlu elmas küpelerle tamamlamış; takasına taktığı safir ve elmastan yapılmış broşu ikonikleşmiştir. Kocası Albert’ın kendi tasarladığı turuncu çiçekli altın ve porselenden yapılmış broş ve aynı modelden bir çift küpe ile taç, yine o dönem çok popülerleşmiş ve belki de kraliçenin en çok replikası yapılan takılarından olmuştur.

Kocasının erken ölümüyle derin bir yasa boğulan Kraliçe Viktorya, mateminin simgesi olarak hayatının sonuna kadar siyah kıyafetler giymiş ve çoğu kocasından hediye olan, duygusal bağı olduğunu düşündüğü takılarını hiç çıkarmamıştır. Bu dönem takılarında yoğunlukla pırlanta, elmas, garnet, peridot ve inci gibi doğal taşlar kullanılmıştır.

Boleyn Crystal’in tüm paketleme kutularında Kraliçe Viktorya’nın silüetini görebilirsiniz.

Bir cevap yazın